Fribourg’da anti-emperyalist ve anti-ırkçı eylem: Emperyalizme karşı direnenler selamlandı
İsviçre’nin Fribourg kentinde düzenlenen anti-emperyalist ve anti-ırkçı eylemde, savaş politikalarına, militarizme ve göçmen karşıtı söylemlere karşı güçlü mesajlar verildi. PangeaKolektif’in de bileşeni olduğun anti-emperyalist koalisyonun çağrısıyla gerçekleşen eylemde, halkların dayanışması ve ortak mücadelesi vurgulandı.
“Bugün burada safımızı belirlemek için toplandık”
Fribourg’da Place Georges-Python’da gerçekleştirilen eylem, öğle saatlerinden itibaren yurttaşların katılımıyla başladı. “Anti-emperyalizm” ve “anti-ırkçılık” vurgusuyla yapılan çağrıya yanıt veren kitle, savaşlara, küresel güç dengelerine ve Avrupa’daki göç politikalarına karşı tepkisini dile getirdi.
Eylem; Solidaritè Palestine Fribourg, CEP Unifr, Kommunistische Jugend, Jeunes POP, CADD, Anticapitaliste Fribourg, Latina-Solidaria, Junge Grüne Freiburg / Jeunes Vert·e·x·s, PST-POP ve Pangea Kolektifi başta olmak üzere çok sayıda örgüt ve inisiyatif tarafından organize edildi.
Konuşmalarda, dünya genelinde süren savaşların tesadüfi olmadığı, emperyalist sistemin bir sonucu olduğu vurgulandı. Özellikle Ortadoğu’daki gelişmeler, enerji politikaları ve küresel güç mücadeleleri üzerinden yapılan değerlendirmelerde, bu süreçlerin en ağır sonuçlarını halkların yaşadığı ifade edildi.
“Irkçılık ve emperyalizm aynı sistemin ürünü”
Eylemde yapılan konuşmalarda yalnızca savaş politikaları değil, Avrupa’da yükselen ırkçılık da hedef alındı. Göçmenlerin suçlu ilan edilmesine karşı çıkan konuşmacılar, savaşların yarattığı göç dalgalarının yine aynı sistem tarafından araçsallaştırıldığına dikkat çekti.
İsviçre’de gündemde olan ve göçmenleri hedef alan siyasi girişimler de eleştirilirken, ekonomik ve sosyal krizlerin sorumlusunun göçmenler değil kapitalist sistem olduğu vurgulandı.
PangeaKolektif’in açıklaması okundu
Eylemde, PangeaKolektif adına hazırlanan açıklama metni, Özgür Türk tarafından okundu. Açıklamada, emperyalist müdahalelerin tarihsel sürekliliğine, savaşların gerçek nedenlerine ve Avrupa’daki ırkçı politikalara dikkat çekildi.
Konuşmada, emperyalizmin yalnızca askeri müdahalelerle değil, ambargolar, ekonomik kuşatmalar ve propaganda yoluyla da sürdürüldüğü ifade edildi.
PangeaKolektif adına yapılan açıklamanın tam hali ise şöyle:
Yoldaşlar, dostlar, kardeşler!
Bugün burada sadece bir miting yapmak için değil,
tarihin önünde safımızı belirlemek için toplandık!
Çünkü dünya yeniden kanla çiziliyor.
Çünkü emperyalizm bir kez daha “özgürlük” yalanıyla halkların üzerine bomba yağdırıyor!
Ve biz biliyoruz:
Bu bir tesadüf değil!
Bu bir sistem!
Bu, emperyalizmdir!
Bugün İran’a atılan bombalar,
dün Irak’ta, Libya’da, Afganistan’da atılan bombalardan farklı değildir.
Aynı yalanlar!
Aynı çıkarlar!
Aynı yıkım!
“Demokrasi” dediler — yıkım getirdiler!
“Özgürlük” dediler — işgal getirdiler!
“Güvenlik” dediler — milyonları mezarsız bıraktılar!
Yoldaşlar,
Bugün bu saldırıları meşrulaştırmak için yeni bir yalan söylüyorlar:
“İran nükleer silah geliştirebilir.”
Peki soruyoruz:
Dünyada nükleer silah kullanan tek ülke kimdir?
Amerika!
Bugün nükleer silah tehdidini savuranlar kimlerdir?
Yine Amerika ve İsrail!
O zaman soruyoruz:
Sende nükleer silah olacak — sorun değil.
Ama başkasında olma ihtimali bile savaş gerekçesi olacak?
Bu nasıl bir mantık?
Bu açıkça şudur:
“Silah benim elimdeyse güvenlik,
başkasının elindeyse tehdit!”
Bu bir güvenlik meselesi değil!
Bu bir tahakküm meselesidir!
Yoldaşlar,
Açık konuşalım:
Bu saldırıların nedeni ne demokrasi,
ne insan hakları,
ne de nükleer silahlardır!
Gerçek neden şudur:
Enerji kaynaklarıdır!
Bölgesel hâkimiyettir!
Teslim almaktır!
Dün “kitle imha silahları” diyerek Irak’ı işgal ettiler — yalan çıktı!
Ama o yalan bir ülkeyi yok etmeye yetti!
Bugün aynı yalanı yeniden sahneliyorlar!
Çünkü bu sadece bir savaş değil,
aynı zamanda bir propaganda savaşıdır!
Yoldaşlar,
Ve bugün artık daha ileri bir noktadayız!
Venezuela’da ne yaptılar?
Bir ülkenin devlet başkanını ve eşini askeri operasyonla kaçırdılar!
Bombalarla girdiler, yönetime el koymaya kalktılar!
2026 yılında ABD güçleri doğrudan bir operasyonla devlet başkanını alıp kendi ülkesine
götürdü.
Ve ardından ne dediler?
“Bu ülkeyi biz yöneteceğiz.”
Bu nedir?
Bu artık müdahale değil!
Bu açık işgaldir!
Bu, uluslararası hukukun ayaklar altına alınmasıdır!
Ve tesadüf mü?
Hayır!
Venezuela dünyanın en büyük petrol rezervlerinden birine sahip!
Bugün yaptıkları şey şudur:
Beğenmedikleri hükümeti indir,
kaynaklara el koy,
ülkeyi yeniden dizayn et!
İşte emperyalizmin gerçek yüzü budur!
Yoldaşlar,
Emperyalizm sadece bombalarla saldırmaz!
Ambargolarla, kuşatmalarla, açlıkla da saldırır!
Bugün Küba yıllardır kuşatma altındadır.
Bir halk açlığa mahkûm ediliyor!
Ve sonra ne diyorlar?
“Küba’da sistem işlemiyor.”
Bu bir yalandır!
Sen bir ülkeyi ambargolarla boğacaksın,
sonra da dönüp o ülkeyi suçlayacaksın!
Gerçek şudur:
Küba’nın suçu teslim olmamasıdır!
Küba’nın suçu diz çökmemesidir!
Küba’nın suçu emperyalizme boyun eğmemesidir!
Ve biz o direnişi selamlıyoruz!
Yoldaşlar,
Emperyalistler ülkeleri yıkıyor.
Milyonlarca insanı mülteci haline getiriyor.
Ve aynı anda, burada Avrupa’da
ırkçılık yükseliyor.
Göçmenler suçlanıyor.
Ne büyük bir ikiyüzlülük!
Siz savaş çıkarıyorsunuz,
siz insanları mülteci yapıyorsunuz,
sonra da sınırları kapatıyorsunuz.
Ve bugün, tam da burada İsviçre’de
aynı mantığı görüyoruz.
14 Haziran’da bir referandum oylanacak:
“10 milyonluk İsviçre’ye hayır.”
Bu girişim aşırı sağın, UDC’nin girişimidir.
“Çok fazla yabancı var” diyorlar.
Sorunun göçmenler olduğunu söylemeye çalışıyorlar.
Ama bu bir yalandır.
Bu ne çevreci bir girişimdir,
ne de sosyal bir girişimdir.
Bu, yabancı düşmanı bir girişimdir.
Öfkeyi başka yöne çekmek istiyorlar.
Gerçek sorumluları gizlemek istiyorlar.
Çünkü konut krizi,
sosyal kriz,
ekonomik kriz…
göçmenlerden kaynaklanmıyor.
Bunların nedeni kapitalizmdir.
Aynı siyasi güçler
ya savaşları destekliyor
ya da sessiz kalıyor.
Ama mağdurlar buraya geldiğinde
onları suçluyorlar.
Biz diyoruz ki:
Göçmenler suçlu değildir.
Suçlu olan emperyalizmdir.
Bu girişim bir saldırıdır.
Göçmenlere yönelik bir saldırıdır.
İşçilere yönelik bir saldırıdır.
Dayanışmaya yönelik bir saldırıdır.
Bu ırkçı politikayı reddediyoruz.
Buna karşı mücadele ediyoruz.
Çünkü bu sistem var oldukça
savaşlar sürecek,
krizler sürecek,
göçler sürecek.
Mücadele edilmesi gereken göçmenler değil,
bu sistemdir.
Yoldaşlar,
Bugün iklim krizinden söz ediyorlar.
Ama gerçeği söylemeden!
Doğa yok ediliyor,
gezegen yanıyor…
Ama bunun nedeni bireyler değil!
Kapitalizmdir!
Emperyalizmdir!
Savaş düzenidir!
Bu düzene karşı çıkmayan çevrecilik,
çevrecilik değil — bahçeciliktir!
Yoldaşlar,
Emperyalistler ve siyonistler saldırılarını meşrulaştırmak için yalan söylüyor!
Irkçılığı büyütüyor!
Halkları bölüyor!
Savaşları normalleştiriyor!
Bugün Filistin’de yaşananlar bir “çatışma” değil,
bir halkın yok edilme sürecidir!
Ve buna sessiz kalan herkes bu suçun ortağıdır!
Açık konuşalım:
Irkçılığa karşı çıkmayan,
emperyalizme karşı çıkmayan,
bu saldırganlığa karşı çıkmayan
hiç kimse insan haklarını savunamaz!
Yoldaşlar!
Ama biz buraya sadece öfkemizi haykırmaya gelmedik.
Biz buraya mücadeleyi büyütmeye geldik!
Çünkü biliyoruz:
Hiçbir emperyalist güç yenilmez değildir!
Hiçbir işgal sonsuza kadar sürmez!
Bugün direnen halklara selam olsun!
Küba’ya selam olsun!
Venezuela’ya selam olsun!
Filistin’e selam olsun!
Teslim olmayan tüm halklara selam olsun!
Ve buradan ilan ediyoruz:
Halkların kurtuluşu kendi ellerindedir!
Özgürlük ne emperyalistlerden, ne işgalcilerden gelir!
Özgürlük mücadeleyle kazanılır!
Bugün görevimiz açık:
Susmayacağız!
Tarafsız olmayacağız!
Örgütleneceğiz!
Dayanışmayı büyüteceğiz!
Çünkü bu bir tercih değil — zorunluluktur!
Ya barbarlık sürecek,
ya da halklar ayağa kalkacak!
Ve biz diyoruz ki:
Bu dönem direnişin dönemidir!
Bu dönem anti-emperyalist mücadelenin yükseleceği dönemdir!
Bu dönem halkların birleşeceği dönemdir!
Korkmuyoruz!
Susmuyoruz!
Boyun eğmiyoruz!
Yaşasın halkların enternasyonal dayanışması!
Yaşasın anti-emperyalist mücadele!
Yaşasın özgürlük!
Emperyalizme karşı ne yapacağız?
DİRENECEĞİZ!
İşgale karşı ne yapacağız?
DİRENECEĞİZ!
Siyonizme karşı ne yapacağız?
DİRENECEĞİZ!
Halkların gücü nerede?
BİRLİKTE!
Kurtuluş nerede?
MÜCADELEDE!
(Tempo artırılır)
Küba yalnız değildir!
ASLA!
Venezuela yalnız değildir!
ASLA!
Filistin yalnız değildir!
ASLA!
İran yalnız değildir!
ASLA!
Halklar yalnız değildir!
ASLA!
(Topluca, güçlü ritimle)
Emperyalizm yenilecek!
Halklar kazanacak!
Emperyalizm yenilecek!
Halklar kazanacak!
PangeaKolektif
…