Ana içeriğe atla
Görsel
Halil_Gündogan

St. Gallen’da "Mülteci" olmanın görünmez duvarı: 8 kırıkla taburcu edildi


İsviçre’nin St. Gallen kantonunda yaya geçidinde yaralanan N kimlikli Halil Gündoğan, ayağındaki 8 kırığa rağmen "yer yok" gerekçesiyle hastaneden gönderildi. Asansörü olmayan ve tuvaleti ara katta bulunan bir mülteci evinde yaşamaya mahkûm edilen Gündoğan, maruz kaldığı bu muameleye isyan etti: "Tıbbi durumum değil, sosyal statüm kararda etkili oldu."

 

İsviçre'nin Niederuzwil bölgesinde yaşayan Halil Gündoğan (66), 19 Mart akşamı yaşadığı eve dönerken trafik kurallarına göre geçiş üstünlüğünün kendisinde olduğu bir yaya geçidinde korkunç bir kaza geçirdi. Kazanın ardından yaşanan tıbbi süreç ve hastane yönetiminin tavrı, İsviçre’deki mülteci haklarını ve insani değerleri yeniden tartışmaya açtı.

 

"Araç yavaşladı ama durmayıp üzerimden geçti"


Kazanın oluş anını anlatan Gündoğan, sürücünün önce yavaşlayıp kendisine yol veriyormuş gibi yaptığını, ancak saniyeler sonra hızlanarak üzerine sürdüğünü ifade etti:
"Orta refüjde durup sağdan gelen aracı kontrol ettim. Yavaşlayınca geçebileceğimi düşündüm. Ancak araç bir anda hızlanarak bana çarptı. Çarpmanın etkisiyle sırtımdaki 7 litrelik süt çantası metrelerce öteye fırladı. Sol ayağım aracın arka lastiğinin altında kaldı. Sürücü durmayıp gitti."


8 kırıkla "yer yok" denilerek eve gönderildi


Hastaneye kaldırılan Gündoğan’a yapılan tetkiklerde ayak bileğinde bir, tarak kemiğinde üç ve parmaklarında çoklu olmak üzere toplam 8 kırık tespit edildi. Doktorların "kesin ameliyat" demesine rağmen, hastane yönetimi şok edici bir karar aldı:
"Bir doktor geldi ve boş yer olmadığı gerekçesiyle evime gitmemi söyledi. Arkadaşlarım kaldığım binanın üç katlı olduğunu, asansör olmadığını, tuvaletin bile ara katta olduğunu anlatıp itiraf ettiler. 'Başka hastaneye sevk edin' dediler ama kabul etmediler.Ağrı kesici yapıp elime iki baston verdiler ve 'Git' dediler."
 

Yerel basın kazayı "basitleştirdi"


Gündoğan, kazanın ardından yerel bir gazetede çıkan habere de tepki gösterdi. Polisin bülteninden yola çıkılarak hazırlandığı anlaşılan haberde, olayın "önemsiz bir kaza" gibi sunulduğunu belirten Gündoğan, mülteci kimliğinin bu "basitleştirmede" etkili olduğunu savunuyor.


"Bu muamele gayri İnsani"


Yaşadığı süreci bir hukuk mücadelesine dönüştüren ve 10 Nisan’da polis ifadesinde şikayetçi olan Gündoğan, maruz kaldığı ayrımcılığı şu sözlerle özetledi:


"Kazanın kendisini 'yabancı olduğum için oldu' diye niteleyemem ancak hastanedeki tavır kesinlikle gayri insaniydi. Eğer bir İsviçre vatandaşı ya da nüfuzlu biri olsaydım, 8 kırıkla asansörsüz bir evin üçüncü katına gönderilmezdim. Sürücü 81 yaşındaymış, günler sonra özür dilemek istemiş ama kabul etmedim. Yardım etmek isteyen insan, çarpıp kaçmaz, yerde yatan yaralının yanına gelirdi."
Gündoğan, şu an arkadaşlarının desteğiyle yaşıyor. 1.5 ay sürecek alçı ve fizik tedavi süreciyle hayata tutunmaya çalışırken, açılan kamu davası ve tazminat süreci devam ediyor.

 

Röportaj: PangeaKolektif Basın