Zürih’te mülteci Davy N. 9. kattan atlayarak yaşamına son verdi
Burundi’li sığınmacı Davy N., Zürih’te ki Triemli mülteci kampında kaldığı odanın penceresinden atlayarak yaşamına son verdi. Olayın gerçekleştiği yerde bugün düzenlenen anmaya PangeaKolektif üyeleri de katıldı.
İsviçre’nin Zürih kentinde bulunan Triemli mülteci kampında kalan Burundi’li Davy N., 5 Nisan 2026 günü 9. kattaki odasından kendini boşluğa bırakarak yaşamına son verdi. Yaklaşık üç yıldır iltica talebiyle ülkede bulunan ve başvurusu rededilen Davy’nin ölümü, mülteci kamplarındaki koşulları ve destek mekanizmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Anma sessiz bir çığlığa dönüştü
Olayın yaşandığı kamp önünde PangeaKolektif'in de bileşeni olduğu “Sınırdışı edilmelere karşı ittifak”, Davy’nin arkadaşları bir anma düzenlendi. Katılımcılar,Davy’nin yaşamını yitirdiği noktada bir araya gelerek sessiz bir duruş gerçekleştirdi.
Ancak anmaya, özellikle aynı kampta kalan sığınmacıların katılımının beklenenin altında olması dikkat çekti. Davy’nin oda arkadaşının yaptığı konuşma ise anmanın en duygusal anlarından biri oldu. Anılarını anlatırken ayakta durmakta zorlanan oda arkadaşı, sık sık boğazında düğümlenen sözlerle konuşmasını tamamlayabildi.
Psikolojik destek tartışması ve sorumluluk çağrısı
Anmada yapılan konuşmalarda, Davy’nin ölümünden önce yaşadığı süreç de gündeme getirildi. Psikolojik sorunlar nedeniyle hastaneye kaldırıldığı, ancak iki gün sonra yeniden kampa gönderildiği ve aynı odada kalmaya devam ettiği ifade edildi. Davy’nin sınır dışı edilme riskiyle karşı kaşıya olduğu kayededildi.
Katılımcılar, başta İsviçre Göç Sekreterliği (SEM) olmak üzere yetkili kurumların bu süreçteki sorumluluğunu sorguladı. İttifak adına konuşan Christoph H., son dönemde farklı kamplarda yaşamını yitiren sığınmacılara da dikkat çekerek, yetkililerin sorulara açık yanıt vermekten kaçındığını söyledi. Konuşmalar, “Yalnız değilsiniz” mesajıyla sona ererken, dayanışma ve mücadele çağrısı öne çıktı.
Anmada yapılan açıklamada, Davy N.’in yaşamını yitirmesinin yalnızca bireysel bir trajedi olarak ele alınamayacağı vurgulandı. Açıklamada, uzun süren iltica süreçleri, kamplardaki yalnızlaştırma politikaları ve yetersiz psikososyal destek mekanizmalarının sığınmacıları derin bir çıkmaza sürüklediği ifade edildi.
“Davy’nin yaşadığı yalnızlık ve çaresizlik, bu sistemin bir sonucudur” denilen açıklamada, başta İsviçre Göç Sekreterliği (SEM) olmak üzere yetkili kurumların sorumluluklarını kabul etmesi ve şeffaf bir şekilde hesap vermesi gerektiği belirtildi.