Ana içeriğe atla
Görsel
PangeaKolektif Zürich kampı

PangeaKolektif Kampı: Birlikte Güçlenerek Geleceğe

PangeaKolektif olarak 3-4-5 Mayıs tarihlerinde Zürih'teki bir dağ evinde düzenlediğimiz kamp, katılımcılarımızla birlikte dolu dolu bir programda, verimli tartışmalar, yaratıcı atölyeler ve unutulmaz anılarla geçti. Kolektif yaşamın güzelliğini hissettiğimiz bu etkinlik, birlikte geçirdiğimiz zamanın kattığı sinerji ve motivasyonla başarılı bir şekilde tamamlandı.

İlk Gün: PangeaKolektif Kamp Hazırlıkları ve Kavramsal Tartışmalar

3 Mayıs Cuma günü öğleden sonra kamp hazırlıklarıyla başladı. Zürih'teki dağ evimize ulaşır ulaşmaz kamp süresince ihtiyaçlarımızı karşılamak için alışverişler yapıldı ve saat 18:00'de PangeaKolektif üyeleri ve çalışanları buluşmaya başladı.

Görsel
PangeaKolektif Zürich kampı Kavram Atölyesi.

Akşam yemeği için el birliğiyle kurulan masada, bir araya gelmenin sevinciyle yemekler yenildi. Yemek sonrası, Kavram ve Göç Okumaları Grubumuzun hazırladığı tartışmaların ilk oturumunda göç konusuna dair kavramlar ele alındı. Çiçek ve Dilan arkadaşlarımızın bilgilendirici sunumlarıyla başlayan oturum; mülteci, sığınmacı, göçmen, entegrasyon ve çok kültürlü yaşam gibi temel kavramlar üzerine canlı ve derinlemesine bir tartışmaya dönüştü. Gece yarısına kadar süren bu tartışmaların ardından, ateş başında şiir ve hikaye anlatımları eşliğinde samimi sohbetler devam etti.

İkinci Gün: Üretken Atölyeler ve Derinlemesine Tartışmalar

4 Mayıs Cumartesi, sabah kahvaltısının hemen ardından çalışma gruplarımız kendi alanlarına göre hazırladıkları atölyelere başladı. Proje yazımı, örgütlenmelerde iletişim, sanatsal çalışmalar, görsel tasarım ve medya gibi konularda gerçekleştirilen bu atölyeler son derece verimli geçti. Bu çalışmalar, çalışma gruplarımızın görev tanımlarını ve vizyonlarını netleştirirken, yeni katılımcılarla birlikte gruplar daha da güçlendi.

 

Öğle yemeğinin ardından, Kavram ve Göç Okumaları Grubumuzun hazırladığı ikinci ve üçüncü oturumlarla tartışmalar devam etti. Avrupa'nın ırkçı göç politikaları, karşılaştığımız somut durumlar ve mücadele perspektifi üzerine yapılan tartışmalar ve göçmen öz örgütlenmesi olarak kuruluşumuzdan bugüne kendi pratiğimizin değerlendirilmesi olaylara bakış açımızı genişleterek mücadele stratejilerimizi belirlememize katkı sağladı.

Sanat Grubundan Ozan arkadaşımız, hazırladığı hikaye anlatımı ve oyun atölyeleri ile çocuklarımızın keyifli ve verimli zaman geçirmelerini sağladı.

Görsel
PangeaKolektif Zürich kampı DEF Atölyesi

 

Akşam yemeği sonrası, çalışma gruplarımız gelecek döneme dair çalışma programlarını ve planlarını tartıştı. Ardından, Sanat Grubumuzdan Arda arkadaşımızın DEF tanıtımı ve dinletisiyle akşam ateş başında hep bir ağızdan söylediğimiz şarkılar ve sohbetlerle devam etti. Ateşin başında pekişen dostluklarımız, birlikte olmanın keyfini artırdı.

 

Kapanış Günü: Genel Kurul ve Yeni Dönem Hazırlıkları

Görsel
PangeaKolektif Zürich kampı Genel Kurul

Kampın son günü yani 5 Mayıs Pazar, sabah kahvaltısının ardından çalışma gruplarımız son kez toplanarak program ve planlarını içeren raporlarını hazırladı. Öğleden sonra yapılan Genel Kurul öncesi, üye adaylarımız, adaylıklarının Genel Kurula sunulması için Koordinasyon Kurulumuzla gerekli görüşmelerini gerçekleştirdi. Genel Kurulumuzda sunulan çalışma raporları ve değerlendirmeler, üç günlük kampımızın ne kadar başarılı ve verimli geçtiğini ortaya koydu. Yeni üyelerimizin katılımıyla PangeaKolektif olarak daha da güçlenmiş ve yüksek bir motivasyonla ilerlemeye hazır hale gelmiş olduk.

 

Kolektif Yaşamın Gücü ve Geleceğe Dair Umutlar

Bu üç günlük kamp, yalnız olmadığımızı ve kolektif ruhun gücünü daha da derinden hissetmemizi sağladı. Ortaya çıkan sinerji, her bir arkadaşımızın yapılacak işleri ve görevleri sırtlanarak ayrıldığı bu kampı, verimli ve unutulmaz kıldı. Çalışmalar arasındaki sohbetler, şakalar, oyunlar ve çocuklarımız için düzenlenen etkinliklerle dolu dolu geçen kampımız, PangeaKolektif'in geleceğine dair umutlarımızı daha da pekiştirdi. Birlikte geçirdiğimiz bu üç gün, dostluklarımızı pekiştirirken, kolektif yaşamın güzelliklerini de hepimize yeniden hatırlattı.